Cellavia'da her program aynı noktadan başlar: kapsamlı bir hekim değerlendirmesinden. Bu sayfada bir programın baştan sona nasıl ilerlediğini, hangi ilkelere dayandığını ve nerede durduğumuzu anlatıyoruz.
Dört adımda bir yolculuk
1. aşamaKeşif

İlk görüşme, standart bir muayeneden çok daha kapsamlı bir klinik değerlendirmedir. Hekiminiz sağlık öykünüzü, kullandığınız ilaçları, uykunuzu, beslenmenizi, iş temponuzu ve stres kaynaklarınızı ayrıntılı olarak değerlendirir. Öncelikli sağlık hedefleriniz ve bir yıllık hedef tablonuz birlikte belirlenir.
Ardından size uygun ölçümler planlanır. Bunlar arasında kapsamlı kan testleri, karanlık alan mikroskobu ile canlı kan incelemesi, FRAS 5 ile oksidatif stres ölçümü, OligoScan ile mineral dengesi taraması, biyotermoloji ve gerekli görüldüğünde spiroergometri, DNA analizi, telomer ölçümü ve epigenetik testler bulunabilir. Her ölçüm bir soruya cevap aradığı için yapılır; rutin olarak hepsi uygulanmaz.
2. aşamaKişisel plan
Sonuçlar çıktığında hekim, osteopat, fizyoterapist, diyetisyen ve klinik psikologdan oluşan ekip dosyanızı birlikte değerlendirir. Hangi uygulamanın, hangi sırayla ve hangi yoğunlukta yapılacağı bu değerlendirmede belirlenir. Beslenme protokolünüz de aynı plana göre şekillenir.

Plan size bir sonuç görüşmesinde, gerekçeleriyle birlikte sunulur. Neden bu uygulamayı önerdiğimizi, neyi takip edeceğimizi ve sizden ne beklediğimizi açık ve gerekçeli biçimde paylaşırız. Onaylamadığınız hiçbir adım plana girmez.
3. aşamaUygulama ve takip
Seanslar iş ve aile takviminize göre planlanır. Her hafta kısa bir kontrolle ölçümlerinize ve kendinizi nasıl hissettiğinize bakarız. Bedeniniz bir uygulamaya beklediğimizden farklı yanıt veriyorsa planı değiştirmekten çekinmeyiz. Süreç boyunca ekibinize doğrudan ulaşabilirsiniz.

4. aşamaKapanış ve sürdürme
Programın sonunda açılıştaki ölçümler tekrarlanır ve sonuçlar uzman hekim eşliğinde tek tek değerlendirilir. Neyin değiştiğini, neyin değişmediğini ve bunun ne anlama geldiğini birlikte değerlendiririz. Ardından evde sürdüreceğiniz alışkanlıkları, beslenme düzeninizi ve bir sonraki kontrol zamanınızı belirleriz. Programın bitişi, ortaklığımızın bittiği anlamına gelmez.
Bütüncül Tıbbın Üç Sütunu
Uygulamalarımız üç klinik sütun üzerinde yükselir. Her protokol bu üç sütunun üzerine kurulur; hangisinin ağırlık kazanacağını klinik değerlendirme sonuçlarınız belirler.
Hücresel dirençHipoksi uygulamaları, kriyoterapi ve infrared hipertermi ile bedenin uyum kapasitesini kontrollü uyaranlarla desteklemek.
Yapısal dengeOsteopati, manuel terapi, fizyoterapi ve ICAROS ile duruş, hareket ve kas-iskelet sistemi üzerine çalışmak.
Zihin, beden ve bağışıklıkKlinik psiko-nöro-immünoloji, kişiye özel beslenme ve gerekli görüldüğünde infüzyon protokolleriyle bütünün dengesini ele almak.Hormesis: doğru dozda zorlanma
İnsan bedeni binlerce yıl boyunca soğukla, sıcakla, açlıkla ve yüksek rakımla yaşadı. Bu kısa süreli zorlanmalar bedeni yıpratmadı; tam tersine, onlara uyum sağlarken daha dirençli hale geldi. Bilim bu ilkeye hormesis diyor: doğru dozda ve kısa süreli bir uyaran, bedenin onarım ve savunma mekanizmalarını harekete geçirebilir.
Modern hayat ise bizi sürekli bir konfor alanında tutuyor. Hep tok, hep ılık, hep hareketsiz. Hipoksi, kriyoterapi ve hipertermi uygulamalarımız bu ilkenin kontrollü bir ortamda, ölçüme dayalı olarak uygulanmasıdır. Buradaki anahtar kelime "doz"dur: Fazlası yarar değil zarar getirir. Bu yüzden her uyaranın yoğunluğu ve sıklığı kişiye göre belirlenir ve kademeli olarak artırılır.
Klinik psiko-nöro-immünoloji
Klinik psiko-nöro-immünoloji, kısaca cPNI, zihin, sinir sistemi, hormonlar ve bağışıklık arasındaki ilişkiyi bir bütün olarak ele alan bir yaklaşımdır. Kronik stresin bağışıklığı, bağırsak sağlığının ruh halini, uykusuzluğun metabolizmayı nasıl etkilediğini anlamaya çalışır.
Bu bakış açısı, bir şikâyetin "ne" olduğundan çok "neden" ortaya çıktığıyla ilgilenir. Yaklaşımın kurucusu Dr. Leo Pruimboom, Cellavia bilim kurulunun da üyesidir.
Biyolojik tıp

Biyolojik tıp, bedenin kendini düzenleme kapasitesini merkeze alır. Hastalık olarak adlandırdığımız pek çok durumun, bu düzenleme yeteneğinin zamanla zayıflamasıyla ilişkili olduğunu savunur. Amaç yalnızca bir belirtiyi bastırmak değil; bağırsak bariyeri, hücresel enerji üretimi ve sinir sisteminin dengesi gibi temel alanları desteklemektir. İsviçre'deki Alpstein Clinic'in kurucusu Dr. Ralf Oettmeier bu alandaki birikimini bilim kurulumuzla paylaşıyor.
Sınırlarımız
Ne yapmadığımızı söylemek, ne yaptığımızı anlatmak kadar önemli. Programlarımız hiçbir tıbbi tedavinin yerine geçmez. Kullandığınız ilaçları bırakmanızı önermeyiz; süren tedavileriniz kendi hekiminizin sorumluluğunda devam eder.
