Soğuk suya atlamak – buz banyosu – sadece düşüncesi bile rahatsız edici bir his uyandırıyor: "Aman Tanrım, şimdi ne olacak?" Ve şunu şimdiden söyleyebiliriz: çok iyi şeyler.
Buz banyosu – sadece sert İskandinavlar için mi? Kesinlikle hayır.
Buz banyosu çok uzun zamandır yapılmaktadır. Hipokrat bile soğuk su banyosunu bir tedavi yöntemi olarak kullanıyordu. Finlandiya ve Rusya'da donmuş nehir ve göllerde düzenli olarak banyo yapmak yüzyıllardır süren bir gelenektir. Şair ve düşünür Goethe, arkadaşlarıyla düzenli olarak buz banyosu yapardı. Buz banyosu çok uzun zamandır yapılmaktadır ve son yıllarda giderek daha popüler hale gelmiştir.
12°C aslında yeterlidir
Soğuk su uygulamasının olumlu etkilerini elde etmek için yaklaşık 12°C'lik bir su sıcaklığı yeterlidir. Bu, soğuk bir duşla sağlanabilir. Araştırmalar, bu sıcaklıkta bile ölçülebilir değişikliklerin meydana geldiğini göstermiştir. Daha düşük sıcaklıklar elbette daha etkili olmakla birlikte, daha çok deneyimli veya antrenlı kişiler için uygundur. Yine de denemek isterseniz, aile hekiminize kısa bir sağlık kontrolü yaptırmanız iyi bir fikir olacaktır.
BUZ BANYOSUNUN ETKİLERİ:
Kan şekeri kontrolü
Cilt sıcaklığı düştüğünde, kahverengi yağ hücreleri kandaki glikozu daha fazla emmeye başlar. Böylece glikoz, bir yakıt olarak daha fazla enerjiyi ısıya dönüştürebilir ve kan şekeri düşer.
Sağlıklı kahverengi yağ dokusunun aktivasyonu
Kahverengi yağ hücreleri soğuğa tepki verir. Daha fazla yakıt (örneğin glikoz) almaya başlar ve böylece ısı üretir. Kaslar da bu görevi titreme yoluyla üstlenebilir ancak bu sınırlıdır. Kahverengi yağ hücreleri görev aldığında kaslar artık ana işi yapmak zorunda kalmaz. Bu süreç kaslara haberci maddeler göndererek onların da daha aktif hale gelmesini sağlar. Spor aktiviteleri daha kolay hale gelir ve daha fazla keyif verir.
Mitokondriyal performansın iyileşmesi: gün boyu daha fazla enerji
Mitokondri, vücudumuzun enerji fabrikalarıdır. İyi çalıştıklarında besinlerden aldığımız enerji verimli bir şekilde yakılır. Kötü çalıştıklarında ise kaloriler yağ olarak depolanır. Kahverengi yağ hücreleri ise bol miktarda mitokondri içerir ve soğuk uygulamalar bu yapıları güçlendirir.
İnsülin duyarlılığının iyileşmesi
Tekrarlanan soğuk uygulamaları, kahverengi yağ dokusu üzerinden insüline duyarlılığı artırır. Bu durum pankreasın yükünü azaltır. Araştırmalar bunun diyabet II, kalp-damar hastalıkları ve demans riskini azaltmada etkili olabileceğini göstermektedir.
Daha iyi bağışıklık sistemi
Araştırmalar, düzenli soğuk duş almanın enfeksiyonlara yakalanma riskini en az %30 azalttığını göstermiştir. Soğuk uyaranlara sık maruz kalan vücut bu uyaranları tehdit olarak algılamamaya başlar, bağışıklık sistemi daha dengeli çalışır. Kahverengi yağ dokusu ayrıca bağışıklık sistemine haberci maddeler göndererek aşırı tepkileri azaltır.
En önemlisi: Sertleşme (NRF2)
Soğuk duş almak “sertleşmek” olarak da bilinir. Bunun sebebi, soğuk gibi konfor alanı dışı bir uyaranın vücudu mikro streslere maruz bırakmasıdır. Bu stresler NRF2 adlı güçlü bir hücresel savunma mekanizmasını aktive eder. NRF2, 200’den fazla geni düzenleyerek hücrelerin dayanıklılığını artırır. Böylece tüm vücut soğuğa ve çevresel streslere karşı daha toleranslı hale gelir.
Buz banyosu yaparken nelere dikkat etmek gerekir?
- 12 °C su sıcaklığı başlangıç için yeterlidir.
- İlk etapta 30 saniye tavsiye edilir.
- Birkaç gün sonra süre 60–90 saniyeye çıkarılabilir.
- Bu seviyeye ulaşıldığında birkaç dakikalık soğuk duşlar mümkündür.
Buz banyosu ne sıklıkla yapılmalıdır?
Sağlık durumu iyi olan bireylerde haftada birkaç kez soğuk duş veya buz banyosu yapılabilir. Günlük seanslar zorunlu değildir; haftada 3–4 gün yapmak etkili sonuçlar sağlar.
Kimler buz banyosu yapmamalı?
Genellikle soğuk duş için ciddi risk faktörleri yoktur ancak sağlık durumu hakkında şüphe varsa doktor kontrolü önerilir.
- Kalp-damar hastalıkları
- Epilepsi
- Raynaud gibi soğuğa duyarlılık sendromları
- Bağışıklık sistemi zayıflamış yaşlı bireyler
- Şiddetli bir enfeksiyon geçirmiş kişiler
Sonuç
Soğuk uygulama kişiye özel uygulanmalıdır. Bilinçsizce yapılan soğuk terapiler fayda yerine zarar verebilir. Vücut sıcaklığının aşırı düşmesi toksik hatta kanserojen etkilere yol açabilir. CELLAVIA’da uzman CPNI terapistleri kontrolünde kişiye özel protokoller oluşturulmaktadır.
İNTERMİTTENT LİVİNG - CPNİ
- Leo Pruiboom
- Suat Dülger
- Tom Fox