Yaşlanmayı durdurma fikri, insanlık tarihi kadar eski bir arayış. Peki, modern bilim bu arayışa ne cevap veriyor? Cellavia Kliniği’nin deneyimli dermatologlarından Uzm. Dr. Vildan Şengöz ile anti-aging kavramının ardındaki gerçekleri anlatıyor.
Hocam, en temelden başlayalım. “Anti-aging” kavramı sıklıkla yanlış anlaşılabiliyor. Anti-aging gerçekten mümkün mü, yoksa sadece yaşlanma belirtilerini maskelemek mi?
Uzm. Dr. Vildan Şengöz: Harika bir soru, çünkü bu kavramı doğru tanımlamak çok önemli. Anti-aging, zamanı durdurmak veya sonsuz gençlik vaat etmek değildir. Modern tıptaki karşılığı, **“Sağlıklı Yaş Alma”**dır. Amaç, takvim yaşımız ilerlerken, biyolojik yaşımızı, yani hücrelerimizin ve organlarımızın yaşını genç tutmaktır. Yüzeysel işlemlerle kırışıklıkları gizlemek bir çözüm olabilir, ancak gerçek anti-aging, sorunun kökenine, yani hücresel seviyeye inmektir. Dolayısıyla evet, doğru stratejilerle yaşlanma sürecini yönetmek, yavaşlatmak ve hatta biyolojik yaşı bir miktar geri çevirmek kesinlikle mümkündür.
Bu noktada “mitokondriyel gençleşme” kavramı devreye giriyor sanırım. Bu tam olarak nedir ve cildimizin gençliğiyle bağlantısı nedir?
Uzm. Dr. Vildan Şengöz: Kesinlikle. Mitokondrileri, hücrelerimizin “enerji santralleri” olarak düşünebiliriz. Vücudumuzun çalışması için gereken enerjiyi (ATP) üretirler. Ancak zamanla, stres, toksinler ve yanlış beslenme gibi faktörlerle bu santrallerin verimi düşer. Daha az enerji üretir, daha fazla serbest radikal (hücresel atık) ortaya çıkarırlar. Bu durum, doğrudan hücresel yaşlanmaya yol açar. Cildimizde ise bu durum kendini; esneklik kaybı, matlık, ince çizgiler ve yorgun bir görünümle belli eder. Mitokondriyel gençleşme ise, bu enerji santrallerini onaran, sayılarını ve verimliliklerini artıran tedaviler bütünüdür. Sağlıklı mitokondriler, genç ve enerjik hücreler demektir. Bu da doğrudan parlak, canlı ve sıkı bir cilde yansır.
Peki, Cellavia Kliniği’nde mitokondriyel sağlığı destekleyerek cildi içeriden dışarıya gençleştirmek için ne gibi yaklaşımlar uyguluyorsunuz?
Uzm. Dr. Vildan Şengöz: Biz burada bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Her şey, kişinin ihtiyacını belirleyen detaylı bir analizle başlar. Ardından, mitokondriyal fonksiyonu doğrudan hedef alan protokoller uygularız. Örneğin, hücrelere enerji veren NAD+ gibi molekülleri içeren IV (damar içi) tedaviler, güçlü antioksidan takviyeleri, dokulara oksijen taşıyan ozon terapi ve hücresel yenilenmeyi tetikleyen yüksek teknolojili cilt bakımları bu yaklaşımın temel taşlarıdır. Biz sadece semptomları değil, yaşlanmanın kök nedenini hedef alıyoruz. Beslenme ve yaşam tarzı danışmanlığı ile bu süreci destekleyerek kalıcı sonuçlar elde etmeyi amaçlıyoruz.
Son olarak, okuyucularımıza ne söylemek istersiniz?
Uzm. Dr. Vildan Şengöz: Gençliğin sırrı pahalı kremlerden veya anlık çözümlerden çok daha derinde, hücrelerinizin sağlığında gizlidir. Vücudunuza doğru yakıtı verdiğinizde ve enerji santrallerinizi desteklediğinizde, cildiniz ve tüm bedeniniz size bunun karşılığını fazlasıyla verir. Unutmayın, sağlıklı yaş almak bir sanattır ve bu sanatın en önemli fırça darbeleri hücre seviyesinde atılır.